İngilizce “Parabens: Potential impact of Low-Affinity Estrogen Receptor Binding Chemicals on Human Health” adlı makalem Journal of Toxicology and Environmental Health adlı uluslararası bilimsel dergiye kabul edilmiştir. Daha detaylı bilgi ve okumak için: TIKTIK.
Dr. Ebru Karpuzoğlu
Kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde kullanılan koruyucular, bu ürünlerdeki mikrobiyolojik üremenin engellenmesi ve raf ömürlerinin uzatılması için kullanılmaktadir. Parabenler (Metil-, etil-, propil-, butil- ve benzilparaben) çok geniş çapta, kozmetik ürünleri içinde kullanılan düşük maliyetli koruyuculardır. Koruyucu olarak kullanılan sentetik uzun-zincirli parabenler östrojenik karaktere [1-3] sahip olup petrol türevli kimyasallar grubuna dahildirler.
1984 yılında yapılan bir çalışmada parabenlerin 13,000 üzerinde kozmetik ürün içinde bulunduğunu göstermiştir [4]. Günümüzde kişisel bakım ve kozmetik ürün çeşitililiğinin ne kadar arttığı göz önüne alınırsa, paraben içeren ürünlerin ne kadar yaygınlaşmış olduğunu tahmin etmek zor olmaz. Paraben içeren ürün grupları arasında bulunan kozmetikler (Föndoten, pudra, göz farı, maskara, makyaj temizliyiciler, ruj, çabuk kuruyan ojeler) ve kişisel bakım ürünleri (losyon ve kremler, diş macunu, sampuanlar, saç bakım malzemeleri, güneş yağları, cilt temizleyiciler ve tonikler, terlemeyi önleyici deodorantlar) ne kadar geniş bir yelpazeyle parabenlere maruz kaldığımızı göstermektedir.
Yapılan araştırmalar, bir yetişkinin her gün yaklaşık 8 kozmetik ürününü vücut temizliği ve cilt bakımı için kullandığını göstermiştir. Cildimiz vücudumuzun %60’ını oluşturan en büyük organımızdır. Kozmetik ürünlerde bulunan bazı kimyasalların deri tarafindan hızlı emilimi göz önüne alındığında, bu ürünleri kullanan insanlarda baş dönmesi, ekzema, deri iritasyonları, alerji vb. gibi bağışıklık sistemi ilişkili semptomlara yol açabilmesi yadsınmamalıdır. Her geçen gün kimyasal içerikli ürünlerden etkilenen insanların sayısında artma görülmesi, örnek olarak 2011 yılında yayınlanan bir çalışmaya katılan yüzlerce hamile kadının tümunün kan örneklerinde 163 zararlı kimyasalın bulunmuş olması [5] ayrıca dikkate alınması gereken bir konudur.
Parabenler ve Cilt
Parabenlerin cilde nüfuz edebildiği ve sistematik olarak emilebildiği, dolayısıyla insan doku, kan ve idrarlarinda parabenlerin bulunabildiği hem in vitro hem de in vivo bir çok bilimsel çalışma ile gösterilmiştir. Örneğin, parabenleri içeren kremin cilde sürülmesinden 8 saat sonra metilparaben %60, etilparaben %40, ve propilparaben %20 oranında cilt yapısında bulunmuştur [6]. Norveç’te yapılan çalışmaya göre, 332 k
adının kan örneklerinde metilparaben 63% (ortalama 9.4 ng/ml), etilparaben 22% (ortalama < 3 ng/ml) ve propilparaben 29% (ortalama < 2 ng/ml) oranlarında tesbit edilmiştir [7]. Bu konsantrasyonlar istasistiksel olarak cilt losyonu kullanımıyla ilişkilendirilmiş, parabenlerin vücutta kısa-zamanlı ömürlerine rağmen paraben içeren losyon, krem veya benzeri ürünlerin sık kullanımı durumunda kadınlarda yüksek konsantrasyon ve kalıcı oranlarda parabenler tesbit edilmistir [7]. Yetişkin ve ergenlik cağındaki kadınlardan alınan idrar tahlili örneklerinde metil ve propilparaben miktarlarının erkeklere göre çok daha yüksek olması, bu maddeleri içeren kişisel bakım ürünlerinin kadınlar tarafından daha çok kullanılmasına bağlanmıştır [8]. Kozmetik ürün ve formüllerinde bulunabilen parabenlerin deriyle etkileşimi nedeniyle bir çok kontakt dermatit vakasına, yani deriye doğrudan temas etmesi sonucu ortaya çıkan inflamatuar reaksiyona neden olabildiği tesbit edilmiştir [9, 10] ve bilimsel calışmalarda bildirilmistir [13, 14]. Bazı kişilerde allerjik (immünolojik; bağışıklık sistemi tarafından regüle edilen) kontakt dermatit oluşumuna neden olabilmektedir [11, 12]. Her ne kadar parabenler zayıf yapılı allerjenler olarak tanımlansalar da, parabene hassas veya hasar görmüş cilde sahip kişilerde allerjik kontakt dermatit daha çok görülebilmektedir [11, 15].
Parabenlerin Östrojenik Karakteri: Erken Ve Yetişkin Dönemde Etkiler
Parabenler kimyasal yapılarından dolayi östrojenik karaktere, yani östrojen gibi “doğal steroid” hormonlarını taklit edebilme yeteneğine sahiptirler [16]. Östrojenik kimyasallar ayrıca endokrin bozucu kimyasallar olarak tanımlanmaktadir. Bu tür hormon bozucu kimyasal maddeler, dışarıdan alınan, maruz kalan kişinin hormonal dengesini bozabilen ve hatta bağışıklık sistemini etkileyebilen maddelerdir. Amerikan Çevresel Koruma Örgütü (Environmental Protection Agency, EPA) “Pharmaceuticals and Personal Care Products in the Environment: Agents of Subtle Change?” adlı raporunda parabenlerin östrojenik etkisi olduğunu bildirmiştir.
Hayvanlar ile yapılan deneysel çalışmalar paraben ve metabolitlerinin endokrin bozucu etkilerinin olabileceğini göstermiştir [17, 18]. Östrojenik karaktere sahip isobutilparaben gebelik döneminde sıçanlara verilmiş, doğan yavruların yetişkinlikte sosyal tanıma ve öğrenme yeteneklerinin azaldığı gözlenmiştir [19, 20]. Özetle, gebelik süreci içerisinde deneklerin isobutilparabene maruz kalması insanlarda görülen otistik bozukluklara benzer, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren rahatsızlığa neden olabilmektedir [19, 20]. Ayrıca gebelik döneminde annelerin parabenlere maruz kalması sonucunda yavruların yetşkinlik döneminde rahiminlerin östrojene hassasiyetinin arttığı gözlenmiştir [21]. Ergenlik döneminde farelere yüksek dozda metil- ve isopropilparaben verilmesi, menstrüasyon döneminin kısalmasına, yumurtalık, tiroid ve böbreküstü bezlerinin, karaciğer ve böbrek ağırlıklarının azalmasına ve üreme organlarında histopatolojik bozukluklara neden olmuştur [22].
Parabenler erkekleri de etkileyebiliyor
Parabenlerin sadece kadınları etkilemedigi, ayrıca erkeklerde de üreme problemlerine yol açtığı gösterilmiştir. Parabenlerin hormonları taklit edebilme özelliği, erkek üreme fonksiyonlarını negatif şekilde etkilemekte, Avrupa Birliği kanunları tarafından günlük kabul edilebilir dozlarda dahi sperm üretimini azaltabilmektedir [23, 24]. 2010-11 seneleri içinde yapılan bilimsel çalışmalarda parabenlerin sadece hücresel düzeyde degil, genetik yapı taşlarımız olan DNA düzeyinde de etkisini gösterdiği bulunmuştur [25 26, 27].
Parabenler ve kanser
Bu calışmalara ek olarak, meme kanseri hastalarının sayısının gittikçe artması ve araştırmalarda meme dokusunda [28, 29] az bile olsa parabenlerin bulunmuş olması dikkate alınması gereken hususlardır. 2012’de yeni yayınlanan bir çalışmada 40 hastadan alınan 160 meme kanser doku örneğinde ortalama total paraben değeri 85.5 ng/gram olarak bulunmuş, yüksek oranlarda propilparaben ve metilparaben, daha düşük oranlarda ise butilparaben, etilparaben ve isobutilparaben tesbit edilmiştir [29]. Her ne kadar araştırmada paraben içeren kol altı kozmetiği kullanımının meme kanseri örnekleri ile ilişkisi sorgulansa da, çalışmada ilginç bir nokta ise 40 hastadan 7’sinin hiç bir şekilde kol altı kozmetiği kullanmamış olmasıdır [29]. Bu dikkate alınması gereken bulgu, 7 hastanın başka kaynaklardan parabenlere maruz kaldığını düşündürmektedir.
Parabenlerin, zayıfta olsa östrojenik etkisiyle MCF-7 insan meme kanser hücrelerinin büyümesini arttırıcı özelliği [16, 30, 31], bazı araştırmacılar tarafından parabenlerin meme kanseri tetikleyici kimyasal olarak tanımlamalarına neden olmuştur. Diğer araştırmacılar ise östrojenik etkinin çok zayıf olmasından dolayı sorun açmayacağını öne sürmektedirler [32]. Her ne kadar insanlar üzerinde yapılmış kısıtlı çalışmalar parabenlerin kanserle direkt ilişkisini açık şekilde göstermediyse de, eldeki bulgular bu kimyasallara temkinli yaklaşılmasını ve daha kapsamlı detaylı yeni araştırmaların yapılması gerektiğini işaret etmektedir.
Parabenler bize geri dönebilir mi?
Cilt emiliminden sonra parabenler, paraben ve metabolitleri idrar ile atılır [33]. Parabenler vücuttan hızla atılsa da, bu maddelerin varlığı su içeren ekosistemlerde (göl, dere v.b.) [34, 35], kanalizasyon sularında, günlük ve tarımda kullanılan sularda tesbit edilmistir [27]. Bu şekilde, vücudumuzdan attığımızı düşündüğümüz kimyasallar yine çevresel etkenlerle geri dönebilmekte, sürekli bir döngü içinde bizi etkileyebilmektedirler [36].
Gelecekte yapılacak çalışmalar, parabenlerin hormonal açıdan hassas dokularda ne oranlarda biriktiğine ve gösterdikleri östrojenik aktivitenin östrojen kaynaklı genel çevre problemlerine (örnek: suda yasayan organizmalarda üreme ve gelişim bozuklukları gibi) ne oranda katkıda bulundukları konularına yoğunlaşmalıdır.
Uluslararası arenada parabenler
2009 yılında Danimarka Çevre Koruma Ajansı, 2 yaşındaki çocukların endokrin bozucu maddelere maruz kalması hakkında yaptıkları detaylı çalışmada losyon ve güneş koruyucu ürünlerin içinde bulunan propil ve butilparabenlerin küçük çocukların gelişimini tehdit edebileceği sonucuna vardı. Küçük yaştaki çocuklar ve yeni doğan dönemi, organizmanın endokrin bozucu kimyasallara karşı en savunmasız olduğu dönemlerdendir. Bu gelişim sürecinde bu tür kimyasallara maruz kalınması durumunda çocukların organ gelişimi ve özellikle üreme ve bağışıklık (immün) sistemi üzerindeki uzun dönemli etkileri henüz bilinmemektedir. Bu nedenle Danimarka, özellikle propil- ve butilparabenin bebek ve 3 yaş altı çocuklar için üretilen kozmetik ürünlerinde kullanılmasını 15 Mart 2011 tarihinden itibaren yasaklamıştır. Danimarka, Avrupa Komisyonunda benzer bir yasağı baslatmayı ve üye ülkelerin bu yasağı desteklemesini şiddetle tavsiye etmektedir. Bunun yanı sıra Fransa parabenlerin kozmetik ürünlerde kullanımının yasaklanması için çalışmalar yapmaktadır.
Her ne kadar şu anda parabenler hakkında Amerika’da bir yasak olmasa da, belli başlı üreticiler müşterilerin yoğun talepleri doğrultusunda parabenlerden uzaklaşmaya ve parabensiz koruyucular kullanmaya yönelmektedirler. Uluslararası sertifikalandırma kuruluşları ECOCERT ve CosmeBio, kozmetiklerde paraben kullanılması durumunda organik ürün sertifikası vermemektedir.
Sonuç
Her ne kadar parabenlerin östrojenik etkisi östrojenin binde biri ile 10 milyonda biri ve cilt tarafindan en çok emildiği gösterilen metilparabenin etkinliği doğal östrojen etkinliğinin 2 milyon 500 binde biri kadar olarak gösterilse de, günde en az 8 değişik çeşit kozmetik ürünle direkt ve ek olarak çevresel etkenlerle dolaylı olarak kişilerin bu tür kimyasallara çoğalarak artan bir etkileşimle maruz kalabilecekleri olasılığı dikkate alınmalıdır. Özetle bütün bu bilgiler, parabenler konusuna her kimyasalda olduğu gibi ihtiyat ile yaklaşmayı ve en son bilimsel çalışmalar ışığında karar vermemiz gerektiğini göstermektedir.
Dip not: Bu yazı reçete, ilaç, medikal veya tedavi edici tıbbi önerilerin yerine kullanılma amacını taşımamaktadır. Bu nedenle, sağlığınızla ilgili konularda, lütfen profesyonel sağlık personeline danışınız.
© Dr.Ebru and drebru.com/Chicscience, 2010-2014. drebru.com adresinde yayınlanan yazılar ve gorseller (resimler, fotograflar, tablolar, grafikler ve/veya sablonlar) dahil tüm içeriği telif hakkı ve diğer fikri mülkiyet hakları tarafından korunmaktadır. Bu sitenin tumu veya herhangi bir bölümü kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz ya da ticari amaçlarla kullanılamaz ve kaynak ve yazar ismi belirtilmeksizin başka bir ortamda paylaşılamaz, yayınlanamaz.
Referanslar
1 Darbre PD, Byford JR, Shaw LE, Horton RA, Pope GS, Sauer MJ: Oestrogenic activity of isobutilparaben in vitro and in vivo. J Appl Toxicol 2002;22:219-226.
2 Darbre PD, Byford JR, Shaw LE, Hall S, Coldham NG, Pope GS, Sauer MJ: Oestrogenic activity of benzylparaben. J Appl Toxicol 2003;23:43-51.
3 Golden R, Gandy J, Vollmer G: A review of the endocrine activity of parabens and implications for potential risks to human health. Crit Rev Toxicol 2005;35:435-458.
4 Elder RRL: Final report on the safety assessment of metilparaben, etilparaben, propilaraben and butilparaben. Journal of the American College of Toxicology 1984; 3:147-209.
5 Woodruff TJ, Zota AR, Schwartz JM: Environmental chemicals in pregnant women in the United States: NHANES 2003-2004. Environ Health Perspect 2011;119:878-885.
6 Pedersen S, Marra F, Nicoli S, Santi P: In vitro skin permeation and retention of parabens from cosmetic formulations. Int J Cosmet Sci 2007;29:361-367.
7 Sandanger TM, Huber S, Moe MK, Braathen T, Leknes H, Lund E: Plasma concentrations of parabens in postmenopausal women and self-reported use of personal care products: the NOWAC postgenome study. J Expo Sci Environ Epidemiol 2011;21:595-600.
8 Calafat AM, Ye X, Wong LY, Bishop AM, Needham LL: Urinary concentrations of four parabens in the U.S. population: NHANES 2005-2006. Environ Health Perspect 2011;118:679-685.
9 Schnuch A, Geier J, Uter W, Frosch PJ: Patch testing with preservatives, antimicrobials and industrial biocides. Results from a multicentre study. Br J Dermatol 1998;138:467-476.
10 Marks JG, Belsito DV, DeLeo VA, Fowler JF, Jr., Fransway AF, Maibach HI, Mathias CG, Nethercott JR, Rietschel RL, Sherertz EF, Storrs FJ, Taylor JS: North American Contact Dermatitis Group patch test results for the detection of delayed-type hypersensitivity to topical allergens. J Am Acad Dermatol 1998;38:911-918.
11 Dastychova E, Necas M, Vasku V: Contact hypersensitivity to selected excipients of dermatological topical preparations and cosmetics in patients with chronic eczema. Acta Dermatovenerol Alp Panonica Adriat 2008;17:61-68. 12 Sanchez-Perez J, Diez MB, Perez AA, Jimenez YD, Diez G: Allergic and systemic contact dermatitis to metilparaben. Contact Dermatitis 2006;54:117-118.
13 Mowad CM: Allergic contact dermatitis caused by parabens: 2 case reports and a review. Am J Contact Dermat 2000;11:53-56.
14 Simpson JR: Dermatitis due to parabens in cosmetic creams. Contact Dermatitis 1978;5:311-312.
15 Fisher AA: Paraben dermatitis due to a new medicated bandage: the ‘paraben paradox. Contact Dermatitis 1979;5:273-274.
16 Okubo T, Yokoyama Y, Kano K, Kano I: ER-dependent estrogenic activity of parabens assessed by proliferation of human breast cancer MCF-7 cells and expression of ERalpha and PR. Food Chem Toxicol 2001;39:1225-1232.
17 Boberg J, Taxvig C, Christiansen S, Hass U: Possible endocrine disrupting effects of parabens and their metabolites. Reprod Toxicol 2010;30:301-312.
18 Kang KS, Cho SD, Lee YS: Additive estrogenic activities of the binary mixtures of four estrogenic chemicals in recombinant yeast expressing human estrogen receptor. J Vet Sci 2002;3:1-5.
19 Kawaguchi M, Morohoshi K, Imai H, Morita M, Kato N, Himi T: Maternal exposure to isobutil-paraben impairs social recognition in adult female rats. Exp Anim 2010;59:631-635.
20 Kawaguchi M, Irie K, Morohoshi K, Watanabe G, Taya K, Morita M, Kondo Y, Imai H, Himi T: Maternal isobutil-paraben exposure alters anxiety and passive avoidance test performance in adult male rats. Neurosci Res 2009;65:136-140.
21 Kawaguchi M, Morohoshi K, Masuda J, Watanabe G, Morita M, Imai H, Taya K, Himi T: Maternal isobutil-paraben exposure decreases the plasma corticosterone level in dams and sensitivity to estrogen in female offspring rats. J Vet Med Sci 2009;71:1027-1033.
22 Vo TT, Yoo YM, Choi KC, Jeung EB: Potential estrogenic effect(s) of parabens at the prepubertal stage of a postnatal female rat model. Reprod Toxicol 2010;29:306-316.
23 Oishi S: Effects of butilparaben on the male reproductive system in rats. Toxicol Ind Health 2001;17:31-39.
24 Oishi S: Effects of propil paraben on the male reproductive system. Food Chem Toxicol 2002;40:1807-1813.
25 Meeker JD, Yang T, Ye X, Calafat AM, Hauser R: Urinary concentrations of parabens and serum hormone levels, semen quality parameters, and sperm DNA damage. Environ Health Perspect 2011;119:252-257.
26 Park CJ, Nah WH, Lee JE, Oh YS, Gye MC: Butil paraben-induced changes in DNA metilation in rat epididymal spermatozoa. Andrologia 2011.
27 Martin JM, Peropadre A, Herrero O, Freire PF, Labrador V, Hazen MJ: Oxidative DNA damage contributes to the toxic activity of propilparaben in mammalian cells. Mutat Res 2010;702:86-91.
28 Darbre PD, Aljarrah A, Miller WR, Coldham NG, Sauer MJ, Pope GS: Concentrations of parabens in human breast tumours. J Appl Toxicol 2004;24:5-13.
29 Barr L, Metaxas G, Harbach CA, Savoy LA, Darbre PD: Measurement of paraben concentrations in human breast tissue at serial locations across the breast from axilla to sternum. J Appl Toxicol 2012.
30 Byford JR, Shaw LE, Drew MG, Pope GS, Sauer MJ, Darbre PD: Oestrogenic activity of parabens in MCF7 human breast cancer cells. J Steroid Biochem Mol Biol 2002;80:49-60.
31 Pugazhendhi D, Sadler AJ, Darbre PD: Comparison of the global gene expression profiles produced by metilparaben, n-butilparaben and 17beta-oestradiol in MCF7 human breast cancer cells. J Appl Toxicol 2007;27:67-77.
32 Witorsch RJ, Thomas JA: Personal care products and endocrine disruption: A critical review of the literature. Crit Rev Toxicol 2010;40 Suppl 3:1-30.
33 Janjua NR, Frederiksen H, Skakkebaek NE, Wulf HC, Andersson AM: Urinary excretion of phthalates and paraben after repeated whole-body topical application in humans. Int J Androl 2008;31:118-130.
34 Yamamoto H, Tamura I, Hirata Y, Kato J, Kagota K, Katsuki S, Yamamoto A, Kagami Y, Tatarazako N: Aquatic toxicity and ecological risk assessment of seven parabens: Individual and additive approach. Sci Total Environ 2011;410-411:102-111.
35 Brausch JM, Rand GM: A review of personal care products in the aquatic environment: environmental concentrations and toxicity. Chemosphere 2012;82:1518-1532.
36 Bedoux G, Roig B, Thomas O, Dupont V, Le Bot B: Occurrence and toxicity of antimicrobial triclosan and by-products in the environment. Environ Sci Pollut Res Int 2012.
Yazıda geçen bütün bilimsel referanslara (kaynaklara) PubMed bilimsel arama motorundan makalelerin isimlerini girerek ulaşabilirsiniz.If you would like to read about parabens, you can reach to my paper ” Parabens: Potential impact of Low-Affinity Estrogen Receptor Binding Chemicals on Human Health” published in Journal of Toxicology and Environmental Health, Part B: Critical Reviews from here: Click here.
Thank you
:)
Dr.Ebru
sevgili Ebru Hanım,
bu yazıyı bizimle paylastiginiz icin tesekkur ederim. kullandıgım deodarant’ta bile paraben turevleir oldugunu az once ogrendim. hayatımıza saglıklı yön verme cabamızda bize destek oldugunuz için teşekkürler.
Author
Okudugunuz icin ben tesekkur ederim Betul Hanim. :)
etrafta dolaşan kulaktan dolma bilgilere itibar etmemek lazım aslında. o kadar çok söylenmiş ki, konuyla ilgili en ufak fikri olmayan insan bile ” aa paraben mı var ıcınde, kanser yapar o, ben almayayım” diyor. :) Yukarıda referans verdiklerinizden bazılarının da arasında olduğu birkaç makale okudum bu konuda. Çıkan her yeni haberi de takip ediyorum. Yanılmıyorsam yapılan en son çalışmada da parabenlerle bu bahsedilen hastalıklar arasnda hiç bir anlamlı ilişki bulunamamıştı. zararlı olabılır, bir ihtimal diye düşünenler için de Bir de şu var. Tıp alanında çalışmıyorum fakat kendi mesleğimde de böyledir : Fayda ve zarar terazısı dıye dusunulebilir. Dışarıdan alınan her şeyin elbette ki sınır aşımında zararları vardır. Fakat getireceği fayda zarardan fazlaysa ve zarar da faydanın yanında ıhmal edilecek kadar küçükse, neden kullanılmasın.
Author
Sevgili Bakımlıblog :). Önce güzel yorumunuz için çok teşekkürler. Taze ve farklı bakış acıları duymayı seviyorum. Verilen datalar ve calışmalar açık ve gittikce artmakta. Her araştırmacı da makalesinin sonunda konu hakkında daha fazla çalışma gerektiğini açıkca belirtiyor. Buna Darbre’nin meme kanserindeki calışması da dahil. Darbre kesinlikle makalesinde aman kotü dünyanın sonu demiyor, daha çok ve derinlemesine bilimsel araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor. Makalede belirtiğim gibi “8 değişik çeşit kozmetik ürünle direkt ve çevresel etkenlerle dolaylı olarak kişilerin bu tür kimyasallara çoğalarak artan bir etkileşim” ve sizin dediğiniz gibi “sınır asımı” söz konusu olabilir. Benim uzmanlığım olan östrojen ve hatta östrojenik kimyasalların (Bisphenol A, DES, TCDD, veya parabenler gibi; östrojenik kimyasalların listesi uzun) insan veya deney hayvanlarının hücresel veya moleküler fonksiyonlarını ve bunu takip eden diğer biyolojik yolaklarda ne yapabileceği tam olarak açık değil, çalışmalar devam ediyor. Danimarka’da parabenlere soru işareti ile yaklaşılıyor ve hükümet konuda kararlar veriyor. Bu bile dikkate değer bir konu. Eğer parabenler konusunda merakınız varsa butun biomedikal yayınların bulunduğu arama motorumuz olan http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed den yeni makaleleri kimsenin kişisel yorumu katılmadan takip edebilirsiniz. Bilim adamlarının ve yaptıkları araştırmaların özü bilgi havuzunu genişletmek, bilinmeyenlerin az olsa da üzerini büyük bir sabırla ortaya çıkararak sunmak. Özetle, kişi bu mevcut bilgilere sahip olduktan (pozitif ve negatif yönleri ile) ve kendi düşünce süzgecinden geçirerek, kendi sorumluluğunda ve takdirine bağlı olarak istediği ürünü kullanabilir :) .
Bu yazıyı kendi sitemde sizin adınızla bu siteyi refere ederek yayınlayabilir miyim? Bizim sağlık bakanımız böyle konuşmuyor da… :(
Author
Tabi ki refere edebilirsiniz Ayşenur Hanım…:) Teşekkürler..
Bizim sağlık bakanlığımız da şöyle diyor !!! http://www.aysenuryazici.com/guzellik-3419-paraben-konusunda-saglik-bakanligimiz-aciklama-yapti.aspx
Bu yazıyı ben de paylaştım. Östrojenin cilde olumlu etkilerinden ötürü parabeni aklamak istesek çok mu masum bir hayal kalır? :)
Author
Merhaba Secilcim, Ostrojenin cilde etkisi var tabi ama dogal /fizyolojik seviyelerde diyelim. Disaridan gelen ostrojenik yani ostrojen olmayan ama ostrojenin yapisina benzen ve onun baglandigi reseptorlere baglanarak hareketlerini mimik eden kimyasallar organizma icin iyi olmayabiliyor Baska ostrojenik kimyasallardan ornek verirsek: Bisphenol A , dioxin, genistein vb. Parabenler icin herseyin fazlasi zarar desem? :)
Author
Herşeyin fazlası zarar tabii ama parabenlerin bu kadar didiklenmesi çok ilginç. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ya… Hamile olduğum için daha bir dikkat ediyorum bu konulara. Her kafadan bir ses çıkıyor ama DAnimarkanın yasaklaması çok garip. Bir ülke yasaklıyorsa birşey var demekki. Her üründe neredeysa var paraben, bunların hepsi yasak mi orada şimdi? Nette başka yazılarıda okudm. Okudukca korkuyor insan. Bir gurup parabenden bişey olmaz kullanın diyor başka bir gurup kullanmayın çok kötü diyor. Yeni yeni mi çıkıyor bu etkiler, parabenler uzun süredir raflarda ama? şimdi bebemde geliyor napayım ben :(
Author
Sevgili Esma Hanim Merhabalar ve hosgeldiniz. Oncelikle mutlu ve saglikli bir hamilelik gecirmenizi diliyorum. Kafanizin karismasi cok dogal hele boyle bir donemde. Benim size tek onerebilecegim su. Konu ile ilgili herseyi okuyun, sorun, ogrenin. Bu yazininda amaci o. Sizlere olan en yeni arastirmalari bir yerde toplayarak her arastirmanin ozetini vermek, size bilgiyi sunmak. Sonucta siz gerekli bilgileri topladiktan sonra bilgileri kendi suzgecinizden gecirin ve kendiniz karar verin. Kimsenin (paraben iyi veya kotu) ne dedigi onemli olmayacak o noktada. Eger aklinizda hala soru isareti kaliyorsa ve iciniz rahat degilse kacinmanizi tavsiye ederim. En azindan akliniz iciniz rahat olur. Sevgilerimle :)
Esma Hanım Merhaba,
Ben de ailesinde (kendim dahil) birçok kanser vakası atlatmış veya atlatamamış akrabalarım ve yakınlarım adına;paraben ve birkaç değişik kimyasal katkı üzerine Türkçe,Fransızca,İngilizce ne buluyorsam okuyorum.Danimarka’dan önce Fransa 2 yıl önce yüksek oranda paraben içerdiği sebebiyle 400 kozmetiği ülkede yasakladı. Sağlık bakanlıkları her ülkede farklı yaklaşımlar sergiliyor. Hiç imse “kesin” olarak kanser yapar demiyor.Ama işkillenilir olması bile bir kozmetikte “bulunmamasının tercih edilmesi” için yeterli bir sebep. Çünkü 20 meme tümörünün 18’inin içinde paraben bulunması kuşkuları doğruyar durumda, bir yandan FDA’da “hayır” diyor…
FDA diyor ki: “Bir insanın bağışıklık sistemi belli bir miktar parabenle gayet güzel baş edebilir. Savunma mekanizması buna muktedirdir”.Bu sebeple, diş macunundan, çocuk öksürük şurubuna,ketçaptan konservelere kadar her yerde onun belirlediği miktar kadar kullanılmasında bir sakınca yokmuş. Buraya kadar tamam.
Bizim savunma sistemimizin bazı rahatsızlıklarla “zayıfladığı”, direncinin azaldığı dönemler vardır. Stres gibi, sıkıntı gibi, bir ameliyat sonrası nekahet döneminde olduğu gibi…Bu dönemlerde parabenle temas aynı sonucu doğurmuyor.
Parabeni metabolizma bedenin yağ dokusuna stokluyor. İşte mesele burada başlıyor :(
Bizim savunma sistemimizin ne zaman halsiz düşeceğini hesaplayarak parabenli ürün kullanıp/bırakma lüksümüz var mı? O halde elimizden geldiğince içeriğinde başka koruyucu madde olan,ve mümkünse vücutta depolanan değil, ter ve idrarla atılabilen katkı maddeleri içeren kozmetik ve gıdalar tüketmek daha akıllıca değil mi?
Benim içeriğinde paraben olan tek bir kozmetiğim var.Diğerlerini organik veya zararsız kimyasalları olanlardan seçmeye gayret ediyorum. Paraben TEK sakıncalı madde değil elbet,daha yüzlerce “VÜCUDUMUZDA NE YAPTIĞI” belli olup kanıtlanmamış ,hep “yapabilir” “olabilir” diye laboratuvar sonuçları açıklanan maddelere;en azından kesin yargılar açıklanana kadar kuşkuyla bakmak kadar normal bir şey yok.
Bakın bu videoda tartışılan da budur:
http://www.dailymotion.com/video/xuh1t2_les-parabens_news#.UPL_Vx2P7XU
Sevgiler
Bu yazıyı bende twitter da paylaştım. Bence herkesin bilmesi gereken bir konu. Fakat insan da kafa karışıklığı yaratıyor. Çünkü senelerdir kullanılan kozmetik ürünlerinden ciddi bir zarar aldığımızı gösteriyor ve insanı korkutuyor. Bu yazıdan sonra paraben ve türevlerini içermeyen kozmetikler adına da bir yazı olsa aslında hiç fena olmaz. Bilgiler için teşekkürler.
Author
Merhabalar Zeynep Hanim. Dediginiz gibi bir makale aklimda var. Onun uzerine de yogunlasacagim. Ilginize cok tesekkurler ;) Sevgiler
Az evvel bir sürü makale okudum ve sonuç paraben ya da muadili,bileşenleri her türlü zarar veriyor! ve bir sürü ürün attım! chanel parfümüm de bile çıktı! güneş koruyucu kremimde bile varmış! Ciddi strese girdim! Yüzümde lekeler var ve en azından koruyucu kullanmak zorundayım! Ne kullanıcaz biz! Ne yapıcaz! Keşke bununla alakalı da bilgi verseydiniz :( teşekkürler …
Author
Merhabalar Sema Hanim :)
Telasa gerek yok :) Paraben yerine kullanilan koruyucular mevcut bu konuda yazimi suradan okuyabilirsiniz: https://drebru.com/guzellik/articles/trgzellik-sorusu-paraben-yerine-kullanlan-koruyucular-nelerenbeauty-question-alternatives-parabens/
Bunun disinda akliniza takilan konulari ChicSirlar bolumunden okuyabilirsiniz: https://drebru.com/category/guzellik/articles/
Umarim yardimci olabilmisimdir. :D Sevgiler
Dr hanım yanlış anlaşılma oldu sanırım, demek istediğim her üründe var, az evvel ROC un göz serumunda , OLAY ın yüz serumunda , SPF kremimde bile olduğunu gördüm! e spf kullanmak zorundayım! şimdi ben bunları da atayım da zaten tonik monik ne varsa attım, bunların yerine ne , hangi marka kullanıcam! İnanılır gibi değil! Koskoca markalar bile yazmış paraben var diyor! Bi çoğu da yazmamış içeriğini!
Ayrıca bu muadili maddeler paraben kadar etkili ve tehlikeli mi? Yani uzun vadede cok da korkmamıza gerek olmayabilir mi? misal sadece paraben var mı yok mu diye baksak… öteki türlü liste de uzuyor, her alacağım üründe saatlerce baksak zaten stresten o pis hastalığa yakalanıcaz! Şu anda kimyager olmayı ne çok isterdim :/
teşekkürler tekrar ;)
Author
Merhabalar Sema Hanim. Icerigi yazmak zorundalar, yazmayanlari almamanizi tavsiye ederim. Avrupa Birligi paraben yasagi 2014 sonunda gecerli olacak. Ama bu yasak bazi uzakdogu ulkelerinde uretilen urunleri kapsamiyor. Mailinizi gordum en kisa zamanda donus yapacagim :D Sevgiler